Sayfalar

🍹İyi Kokteyl Yapmak İçin


 ekşi sözlük'ten spincrus'a göre:



Aslında herkes iyi kokteyl yapabilir. İçki karıştırıp ortaya ilginç ve yeni birşeyler çıkarmak, hiçbir şekilde büyük bir sır değildir. Hele hele senelerin verdiği, acı verici bir öğrenme sürecinin sonunda elde edilebilecek bir yetenek hiç değildir. Hatta tek bir akşamda bile rahatlıkla öğrenilebilir içki kokteyli yapmanın birçok sırrı.

Ancak sadece bazı insanlar hakikaten çok iyi kokteyl yaparlar. "iyi" olarak adlandırılabilecek kokteylleri yapamamak, kendi evinde arkadaşlarına birer kokteyl hazırlayan insanlara mahsus birşey değildir aslında. Ortaliklarda "profesyonel barmen" olduğu halde hiçbir şekilde ne göze, ne de damağa güzel gelen kokteyller yapamayanlar vardir. Ancak bunun sebebi nedir?

İki şekilde açıklanabileceğine inanıyorum.

Birincisi, hemen hemen profesyonel kokteyl yapan herkes, kullandıklari içki ve likörlerin kalitesine pek önem vermemektedirler. Doğal olarak yüksek kalite bir liköre o kadar para ödemek istememekte, bunun yerine çok daha ucuz olan (ki maliyet hesabı olarak düşünün bunu) likörleri kullanmaktadırlar. Ancak, bir zincir, en zayıf halkası kadar kuvvetlidir.

İyi bir martini yapmak, hem çok yüksek kalite cin, hem de çok yüksek kalite vermut kullanmayı gerektirir. İnanın, kötü kalite bir vermutun iki üç damlası bile, en iyi cinin tadını mahfedebilir. (Pek tabii bu tür kalitesiz şeyleri, içkiden ve içmekten pek anlamayan insanlara rahatlıkla içirebilirsiniz, ancak yine de aralarındaki farkı onlar bile anlayabilirler).

İkincisi ise, insanların kokteyl olayını sadece geçen geceden artmış birtakım malzemelerin karıştırılması olarak görmesi, veya kokteyl yapımını, heryerde satılan kokteyl kitaplarında yer alan tariflere harfiyen uyup mükemmel ölçeklerde yapmak sanmasıdır.

Bir kokteyli en iyi tanımlayabilecek şeyler şunlardır:
  • İştah açmalıdır, iştahı kapamamalıdır. Yani, hiçbir şekilde fazla tatlı, fazla meyveli, fazla yumurtalı veya fazla kremalı olmamasi gerekmektedir.
  • Damak zevkinin yanında, beyne de hitap etmelidir. Tabii bu sarhoş ederek filan değil, sadece beş duyumuzu iyi ve rahatlatıcı bir şekilde etkilemesinden geçer. İçmeyi bilmeyen pek tabii daha sonra rahatsız olacaktır, ancak içmesini bilen bir insan, kokteylin bütün duyularını yeterince harekete geçirdiğini hissetmelidir. Bu da ancak doğru oranlarda birtakım şeyleri koymakla olur.
  • Damak zevkine uygun olmalıdır. Tabii en bilindik herhalde budur, görünen köy kılavuz istemez. Ama kuru olması, ancak sade olmasi çok önemlidir bu noktada. Çok tatlı olursa rahatsızlık verir. Çok kuru olursa da öyle. Tadı ve içeriğinin birleşiminden ortaya çıkan, damakta kalan his, hiçbir şekilde aşırıya kaçmamalıdır.
  • Göze hoş gözükmelidir. İmamın abdest suyu tabir ettiğimiz birşeyi içiremezsiniz, ne kadar tadı güzel olsa da. En basidi, kokteyli rengarenk yapmak, bir iki şemsiye filan atmaktır içine. Ancak olay bu değil tabii. On the rocks birşey hazırlandığında ışığın alttan vurmasi ile içkinin alacagı renk, bardak süslemeleri filan, çok önemlidir. Ama içkiden içkiye değişen birşeydir bu. Mesela, birçok insan martini olayını, hakikaten bulaşık suyu gibi yapar. Ancak Dirty Martini, gerçekten bulaşık suyuna benzemek zorundadır, cunku özelliği odur, adı üstündedir. İçinde yüzen ufak yeşil zeytin parçacıkları, olaya özellik katar.
  • İçinde yeterince alkol olmalıdır. Normal bir meyve karışımından hazırlanmış meyve suyundan rahatlıkla ayırt edilmelidir. Ancak ilk yudumda doğrudan damağı yakacak kadar da alkol gerekmemektedir. Çünkü alkol, eğer içkiyle beraber fermente olmamış ise, başka şeylerle karıştırıldığı zaman, diğer tatlari öldürmektedir. Az alkol olması da, ne içtiğinizi anlamanızı önleyecektir.
  • Son olarak da, çok iyi buzlanmasi gerekmektedir. Aperitif olarak sunulan şaraplar haricinde, bütün kokteyller çok iyi bir şekilde karıştırılmalı, çok iyi soğutulmalı ve buzlanmalıdır. Bu, çok fazla buz atmak ile olacak bir iş degildir. Herşey, karıştırma olayı sırasında biter.

Şimdi, bir kokteylin içinde neler olmasi gerektiği hakkında biraz yazmak gerekiyor. En basidinden, ortaokul ve lisede öğretilen "giriş, gelişme, sonuç" üçlüsünü, bir bina yaparken "temel, iskelet, dış cephe" üçlüsü ile birleştirmek gerekiyor. Bu nedenle bir kokteylde üç seyden söz edebiliriz:

Temel: Yoğun olarak bulunacak olan içkidir. Hangi tadın daha yoğun olarak gelmesini istediğinize bağlı olduğu gibi, kokteylin karakterini de yansıtacak olan şeydir bu. Hemen hemen her kokteylde, malzemenin en az %50'sini oluşturmalıdır. %75'e kadar çıktığı bile olabilir. Temel, her zaman likörlerden oluşmalıdır (viski, cin, rom, brendi, vb). Ancak şarap karışımları ile üretilen kokteyller bunun dışındadır.

Değişken: Aroma katan, temel malzemeyi kibarlaştıran malzemelerdir bunlar. Aslinda hakiki karakteri bu malzeme verir. Meyve suları, şeker, krema, yumurta, veya aroma katıcı şaraplar bu kategoriye dahildir.

Tatlandırıcı ve renklendirici yan malzemeler: Adi üstündedir. Alkols]z meyve şuruplarından tutun da, farklı likör türlerine kadar hepsi, bu kategoriye girerler.