Sayfalar

🍯Bal Gibi bir Klasik: Bee's Knees



Bee’s Knees (Arının Dizleri) kokteylinin kesin kökeni tam olarak bilinmemektedir; bu da ona ayrı bir cazibe katar. Anlatılan hikâyelerden birine göre kokteyl, Avusturya doğumlu olup Paris’te çalışan Frank Meier tarafından yaratılmıştır. Meier, 1921 yılında açılan Ritz Oteli’ndeki Café Parisien’in ilk baş barmeni olmuştur. Yaratıcı reçeteleriyle tanınan Meier’in imzasını taşıyan kokteyllerden biri de cin, taze limon suyu ve bal şurubunun bu sade ama zarif birleşimidir.

Bee’s Knees’in tarihine dair bir başka anlatı ise kokteylin mucidi olarak tarihe “Batmaz Molly Brown” adıyla geçen bir kadını işaret eder. Bu lakabı, 1912’deki Titanic faciasından sağ kurtulan 712 kişiden biri olması sayesinde almıştır. Brooklyn Standard Union gazetesinin Nisan 1929 tarihli bir sayısında yer alan ve Paris’te yalnızca kadınlara özel barların o dönemki popülerliğini ele alan bir haberde; bu barların müdavimi olan Bayan Brown’ın Bee’s Knees kokteylini icat ettiği iddia edilmiştir.

Bee’s Knees Yasak Dönemi Kokteyli miydi?

Birçok kişi Bee’s Knees kokteylinin, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Yasak (Prohibition) Dönemi sırasında icat edildiğine inanır. O dönemde limon suyu ve bal şurubu, düşük kaliteli ve ev yapımı "bathtub gin/küvet cini"nin sert tadını bastırmak için kullanılıyordu.

Bu görüşü destekleyen bir diğer unsur ise, "the bee's knees" ifadesinin Yasak Dönemi’nde "en iyisi" anlamında kullanılan bir argo olmasıdır.

Peki ya bu İsim de Neyin Nesi?

Arıların gerçekten dizleri var mı? Aslında bir bakıma evet. Arıların bacaklarında birden fazla eklem bulunur, ancak biz bunlara “diz” demeyiz. Yine de işlevsel olarak dizle aynı görevi görürler.

Bu ifadenin, 18. yüzyılda var olmayan bir şeyi tanımlamak için ortaya çıktığı düşünülmektedir. Tıpkı çırakların ya da çocukların şaka olsun diye gönderildiği hayali görevler gibi: “Git dükkândan çizgili boya al” ya da “solak bir çekiç bul” demek gibi.

1920’ler, yani Yasak (Prohibition) Dönemi sırasında, insanlar "the bee’s knees/arının dizleri", "the cat’s pajamas/kedinin pijaması", "the snake’s hips/yılanın kalçası" ve "the cat’s whiskers/kedinin bıyıkları" gibi ifadeleri; en iyisi, havalı ya da çok iyi anlamında kullanmaya başladılar. Hatta "a cool cat/havalı kedi" ifadesi de ilk kez bu dönemde ortaya çıktı; sanılanın aksine 1950’lerin ve 1960’ların başındaki beatnik dönemine ait değildir.

Ama her neyse… Bu bir sözlük meselesi değil, içkilerle ilgili bir konu, o yüzden devam edelim 🐝🍸😉


Malzemeler
  • 52,5 ml cin
  • 22,5 ml limon suyu
  • 22,5 ml portakal suyu 
  • 2 çay kaşığı bal şurubu 
Hazırlanışı:

Bal şurubunu limon ve portakal suları ile birlikte, tamamen çözünene kadar karıştırın
Cini ekleyin ve buzla birlikte shakerda çalkalayın
Karışımı, önceden soğutulmuş bir kokteyl bardağına süzün
Limon kabuğu dilimi ile süsleyin